SÜMEYRA.. (Türkiye'de genç kız olmak...)
Son zamanlarda en çok dikkatimi çeken şey, salya sümük koca arayan yeni mezun kız arkadaşlarımın girdiği ''depresyon'' oldu... Bu sosyolojik bir sendrom olmalı. Hani ''mezuniyet sendromu'' ya da ''menopoz'' gibi bir şey olmalı.
Üniversiteli kızların yüksek çoğunluğunda gözlemlediğim şey şu (üniversite yıllarında 8inci yılna giren biri olarak :D)
SÜMEYRANIN GÜNLÜĞÜ
--------- 1. SINIF ---------
Sümeyra okula ilk 10 gün çirkin kıyafetlerle ve boktan saç modeliyle gelir.. Hala yaşadığı eski şehrin alışkanlıklarını ve eski tarzını korumaktadır, nereden gelirse gelsin köylüdür.. Alakasızdır yeni şehrine.. Önüne gelen herkesle arkadaş olunur derhal. Ancak 1 ay sonra derhal saç modeli-kıyafet tarzı değişir ve herkesle arkadaş olunmaz..
Behçet ile sex yapmak, sabahlara kadar içmek, Behçet'in Cavit isimli alakasız arkadaşların evinde kalmak...vb ''NE ALAKASI VAR YAAA! Bana anam babam karışmıyor sen mi karışacaksın! Ben özgür yapılıyım tamam maaaa! Ayrıca namus iki bacak arasında değil Behçet azıcık gelişin artık aşın bunları yaaaaa '' gibi dangalakça - ergenlik kokan radikal fikirlere sahip olunur. Bu travmatik ergenlik sürecinden çok az hatun g.tü koruyarak çıkabilmektedir.
---------- 2. ve 3. SINIF -------
Sümeyra bu süreçte azıcık akıllanmıştır. Herşey dengede yaşanır. Artık gezilecek arkadaşlar belli, takılacak erkek tarzı ortadadır. Herşeyin kılıfı-raconu bellidir.. En çok bu zamanlar eğlenilir. Aslında öğretim hayatının en önemsiz 2 yılıdır :D
----------4. SINIF--------
Artık mezuniyet psikolojisne giren arkadaşlarımız çılgınlar gibi ders çalışmaktadır.. Artık fikirler oturmuştur. Geçmişe yelpaze çekilir ve yaşanılanlar unutulur!!! Ama öyle bir yalandır ki bu, kendileri bile inanır :D
''SEX Mİ??? BENİ BİLDİĞİN - GEZİP TOZDUĞUN KIZLARLA KARIŞTIRMA!'' Evlenmeden bunu yapabilmen mümkün değil tarzında sadece bir kerestenin inanacağı türden sert propogandalar yapılır. Daha ciddidir insanlar artık. Arkadaşlıklar oturmuştur. Son bir ay arkadaşlıkların %70i tamamen biter...
-------- MEZUN OLAN GENÇ TÜRK KIZI ----------
Mezun olunca yolun ortasına bırakılmış kertenkele gibi etrafa bakan Sümeyra 1-2 ay mamalak gibi gezdikten sonra iş bulur.
- İşin ilk 6 ayı sadece kariyer ve para peşindedir.. Zengin olma, karizmatik olma ve çoook zengin-yakışıklı bir koca bulma hayalindedir. Bu dönem lüks ve artist takılınır. Eski sevgililerle kanka gibi gezilir, farklı meslekten adamlarla çılgınlıklar yapılır (çaktırılmaz) modern-güzel-zengindir! Lanet olsun hayat çok güzel olacaktır.. Aman Tanrım çok iyidir herşey...
- İşe başladıktan 10 ay sonra Sümeyra çok zengin olmaktan vaz geçer.. Yaşayacak kadar maaş ve yakışıklı - azıcık parası olan ve kendisini seven yakışıklı bir erkek yeterlidir..
- İşe başladıktan 15 ay sonra Sümeyra'nın para umrunda bile değildir. Tek istediği kendisi ile eğlenebilecek, eli yüzü düzgün bir erkektir.
- İşe başladıktan 2-3 yıl sonra Sümeyra'nın tek derdi lanet olası bir adamdır.. G.tüme de benzese, kendisini önemsemesi ve sevmesi halinde, az-çok geliri olması halinde derhal evlenecektir! Ama işte gel gör ki, çalışmaktan çevre yapamamış, insanlara kendisini unutturmuştur ve artık dombilidir. Eskisi kadar güzel değildir ve DERHALLL BİRİNİ BULMALIDIR. Ama nasıl.... Puffff.... Nasıl olmalıdır bu???? Nasıll???
Sümeyra keşke okuldayken kendisine zil zurna aşık olan çemçük dudaklı olduğu için yüz vermediği Necati'ye iyi davransaydı... Necati şu an çok zengin.. Ya Keramettin??? 2. sınıftayken ona ilanı aşk mektubunu herkesin içinde dalga geçerek okumuştu, oysa Keramettin adını ''Berk Can'' olarak değiştirdi ve çok zengin bir iç mimar oldu... Sümeyra'nın geniş omuzlu-pis sakallı olduğu için verdiği adamların hepsi artık çok çirkinler ve alakasız yerlerde alakasız işlerle uğraşmaktalar. aaaaaah Sümeyraaa aaah!! Yaktın yıktın kendini!!
Sümeyra için en sağlıklı olanı, artık gizli şekilde aile desteği almaktır.. Kendisi gibi olan (yani y.raaamın başı gibi ortada kalan) biriyle bir şekilde tanıştırılıp, mantık evliliği sürecine girmektir. Etrafa ise hadiseyi ''aşık oldummm!! Bana çok güzel şeyler söylüyor.. Uzun süredir bana aşıkmış.. Evlenelim diyor da, ben pek sıcak bakmıyorum. Erken daha..'' gibi sadece bir kerestenin inanacağı yine o aptal yalanları söyleyeceksin Sümeyra.. Bunu yapma işte... Lütfen bunu yapma...
Sümeyra sonrasında evlenir.. Evlendiği adam ergenlik yıllarında aşkından ona ağlayan-şiirler yazan Nezih değildir ya da yazlıktaki Erguvan amcanın kaslı - çok iyi yüzen ve iyi espiri yapan, azıcık dangalak olmasına rağmen sevimli kabul edilebilecek olan Hünkar isimli oğlu da değildir. Bildiğin Anam babam 2 yan blok ötede oturan Turgut ile evlidir artık. Turgut DEFTER BANK'da çalışmaktadır. İyi çocuktur... A.q bi sike yaramamıştır ömrü boyunca lanet olsun Turgut!!! Sen bir hiçsin..
Halbuki ben Sümeyra için ne şiirler yazmıştım.. Ne de ağlamıştım onun için.. Onun elini tutarken benim kadar heyecanlandın mı??? Gözlerine bakarken?? Benim gibi sevebilecek misin onu? Benim gibi adar mısın kendini ona?? Hayır... Sen sadece bir Turgut'sun ama Sümeyra'nın sıradan hayatı senin sıradan hayatınla birleşti. Halbuki Sümeyra'nın sıradan hayatı, benim sıradan hayatımla birleşmeliydi..
Neyse...
İşin özü, acele etmeyin kız arkadaşlarım. Bakın Sümeyra çok mutsuz. Turgut'tan inanılmaz çirkin bir çocuk yaptı ve hayatın yükü altındalar. Geceleri Kanal D izleyerek tartışıyorlar ve oğulları Mümin mal mal etrafa bakıyor..
Oooooooooooffff Sümeyra Offf....
(Bu geyik yazıda geçen Keramettin ve Erguvan amca hariç tüm karakterler hayal ürünüdür)
TOLGA TANYILDIZ
23 Şubat 2011 Çarşamba
9 Şubat 2011 Çarşamba
Erkeği Kırmamak Adına Oluşturulan Sosyolojik Olgular
Bir kadının cevaplarken en çok zorlandığı sorulardan biri de ''Ece, sence ben yakışıklı mıyım?'' sorusunu soran ve o an kendisini çok yakışıklı hisseden yurdum çirkin erkeğinin bu heyecanlı sorusudur gençler. (Sanıldığının aksine bu soruyu erkekler daha çok sormakta)
Bu soru sorulurken genelde suratta aptal bir gülümseme ve merak da vardır hatta.
Bu acınası sendrom yaklaşık bir 10 saniye sürer, ama iyi kalpli kadın için bu süre 2 gün gibidir..
Ya çünkü o an o çok merak etmiş ama, o ezik, o beyaz t-shirtün üzerine kareli gömlek falan giymiş ama o, aman tanrım AXE AFRİCA falan sıkmış o (ayakta sohbet ederken sigara kokusunun AXE ile birleşmesi) ya gözümün içine içine gülüyo ezik, ama ama nasıl desin ki ona gerçeği insan!! Üzüntüden yazamadım olm!! Nasıl desin kızcağız ona ''İbiş gibisin'' diye..
Bu sebeple dürüst olurken bizleri kırmamak için belirli terimler icat ettiler kadınlar. En popüler olanları ''Karizmatik.. Sempatik.. Zeki..''
Özellikle 3 terimi bayan arkadaşlarınız sizin için kullanıyorsa ve bunu yaparken suratlarında ''ayyy yazık çok seviyorum bu çocuğu ben çok iyi biri'' gibi bir ifade oluşuyorsa, derhal kendinize en yakın aynaya koşun ve çözüm aramaya başlayın derim gençler. Şimdi bu terimlerin sosyolojik karşılıklarını inceleyelim beraber. Haydi haydi o zaman!!!
Karizmatik
Eğer adam g.tüme benzemesine karşın uzun boylu - zengin - sert mizaçlı ise ''karizma'' denir.. Necmi karizma demek ''Necmi zkime benziyor ama sert tavırlarından - kariyerinden etkilendim'' demektir.
Karizma da kendi içinde ''İmirzalıoğlusal Karizma'' ve ''Metalci - depresif - uzun saçlı karizma'' olarak ikiye ayrılır. Şüphesiz İmirzalıoğlusal karizma kazanır hep..
Sempatik
''Şükrü çok sempatik yaa'' demek ise ''Şükrü babannemin aynısı ama komik çocuk çok güldürüyor beni'' demektir. Espirili, utangaç, akranlarına nazaran daha abazan, çok zayıf vucutlu gençler genelde tercih edilir bu tabir için. Konuşurken kızarmak - espirisine herkes gülünce kafasını hemen aşağı eğmek ve şevkatli gülüş + 31 çekmek..vb
Zeki - Kültürlü
''Fadıl çok zeki ve kültürlü bir çocuk Ahmet abi. Onu çok seveceksin inan bana'' demek ise ''Fadıl'ın tipine sçsınlar aq ineği! Ama geleceği parlak işte yoksa hayatta yüz vermem'' demektir. Zeki - Kültürlü profili genelde ideal aile babasıdır. Erken yaşta evlenir zaten, her konuda az da olsa bir bok bilir. Tartışır..vb herkesle. Onları güzel kızlarla görme ihtimaliniz? pehh.. Belki bir gün 31 çeken bir koyun görebilirsiniz ama onları güzel kızlarla göremezsiniz gençler... Adeta ''şişman ve çirkinleri koruma derneği'' gibidirler..
Pufff.. Sevmiyorum öyle insanları ben ya darlandım bir an...
''HOŞ'
Bu terimlerin en tehlikelisidir o... Eğer bir kadın suratınıza ''yyyyaani.. Hoşsun bence..'' deyip hemen konuyu değiştiriyorsa aslında kibarca ''sktr lan!!! bok gibisin aq. Asla vermem sana hacı.. Kasma boşuna kırılma da, genç adamsın..'' demiştir o an aslında.
''Hoş'' demek derhal yeni kıyafetler ve yeni saç modeline ihtiyaç var demektir gençler.. Randevunuz varsa o gün iptal edilmeli demektir..
Allah bizi ''hoş... yani.. iyi bence...'' cümlelerinden korusun diyorum..
Bu soru sorulurken genelde suratta aptal bir gülümseme ve merak da vardır hatta.
Bu acınası sendrom yaklaşık bir 10 saniye sürer, ama iyi kalpli kadın için bu süre 2 gün gibidir..
Ya çünkü o an o çok merak etmiş ama, o ezik, o beyaz t-shirtün üzerine kareli gömlek falan giymiş ama o, aman tanrım AXE AFRİCA falan sıkmış o (ayakta sohbet ederken sigara kokusunun AXE ile birleşmesi) ya gözümün içine içine gülüyo ezik, ama ama nasıl desin ki ona gerçeği insan!! Üzüntüden yazamadım olm!! Nasıl desin kızcağız ona ''İbiş gibisin'' diye..
Bu sebeple dürüst olurken bizleri kırmamak için belirli terimler icat ettiler kadınlar. En popüler olanları ''Karizmatik.. Sempatik.. Zeki..''
Özellikle 3 terimi bayan arkadaşlarınız sizin için kullanıyorsa ve bunu yaparken suratlarında ''ayyy yazık çok seviyorum bu çocuğu ben çok iyi biri'' gibi bir ifade oluşuyorsa, derhal kendinize en yakın aynaya koşun ve çözüm aramaya başlayın derim gençler. Şimdi bu terimlerin sosyolojik karşılıklarını inceleyelim beraber. Haydi haydi o zaman!!!
Karizmatik
Eğer adam g.tüme benzemesine karşın uzun boylu - zengin - sert mizaçlı ise ''karizma'' denir.. Necmi karizma demek ''Necmi zkime benziyor ama sert tavırlarından - kariyerinden etkilendim'' demektir.
Karizma da kendi içinde ''İmirzalıoğlusal Karizma'' ve ''Metalci - depresif - uzun saçlı karizma'' olarak ikiye ayrılır. Şüphesiz İmirzalıoğlusal karizma kazanır hep..
Sempatik
''Şükrü çok sempatik yaa'' demek ise ''Şükrü babannemin aynısı ama komik çocuk çok güldürüyor beni'' demektir. Espirili, utangaç, akranlarına nazaran daha abazan, çok zayıf vucutlu gençler genelde tercih edilir bu tabir için. Konuşurken kızarmak - espirisine herkes gülünce kafasını hemen aşağı eğmek ve şevkatli gülüş + 31 çekmek..vb
Zeki - Kültürlü
''Fadıl çok zeki ve kültürlü bir çocuk Ahmet abi. Onu çok seveceksin inan bana'' demek ise ''Fadıl'ın tipine sçsınlar aq ineği! Ama geleceği parlak işte yoksa hayatta yüz vermem'' demektir. Zeki - Kültürlü profili genelde ideal aile babasıdır. Erken yaşta evlenir zaten, her konuda az da olsa bir bok bilir. Tartışır..vb herkesle. Onları güzel kızlarla görme ihtimaliniz? pehh.. Belki bir gün 31 çeken bir koyun görebilirsiniz ama onları güzel kızlarla göremezsiniz gençler... Adeta ''şişman ve çirkinleri koruma derneği'' gibidirler..
Pufff.. Sevmiyorum öyle insanları ben ya darlandım bir an...
''HOŞ'
Bu terimlerin en tehlikelisidir o... Eğer bir kadın suratınıza ''yyyyaani.. Hoşsun bence..'' deyip hemen konuyu değiştiriyorsa aslında kibarca ''sktr lan!!! bok gibisin aq. Asla vermem sana hacı.. Kasma boşuna kırılma da, genç adamsın..'' demiştir o an aslında.
''Hoş'' demek derhal yeni kıyafetler ve yeni saç modeline ihtiyaç var demektir gençler.. Randevunuz varsa o gün iptal edilmeli demektir..
Allah bizi ''hoş... yani.. iyi bence...'' cümlelerinden korusun diyorum..
Avukat - Hakim - Savcı arkadaşlarımın ''dangalak'' olanlarına itafen..
Hukuk fakültesini bitiren bir çok arkadaşım, hayatlarında karşılaşacakları olası kazıklara-sıkıntılara öngörü sahibidirler ve standart hayat tecrübesini de çoktan edinmiş durumdadırlar.
Ama gel gör ki ''Avukatlar topluluğu'' ya da ''hukukçular ortamı'' ya da ''hukukçu cevdet'' gibi, hiç bir getirisi olmayan, tamamen insanların profillerine girme amacıyla kurulmuş sahte profilleri arkadaş listelerine ekleyip, yüzlerini bile görmedikleri insanların özel hayatlarını izlemelerine izin verirler...Bu risk niyedir ki?
Halbuki bir çok avukat bayan arkadaşım, kendilerini tanımadıkları bir şahıs eklediklerinde otomatik olarak (doğal olarak) ignore ediyorlar. Tanımadıkları insanlar kendilerini ekledikleri zaman onları abazanlıkla...vb suçlayabiliyorlar.
Ancak ''Stajyer Avukat Nusrettin Hukuku Çok Seviyor'' isimli bir salak ve amaçsız bir profil kurulup, profil resmi olarak aptal bir tokmak ya da Themis (elinde tartı olan hukukçu heykel ablamız) resmi koyulduğunda nedense bir çok hukukçu arkadaşlarım düşünmeden o profili ekliyorlar. O profil sahibinin 19 yaşında sivilceli-masturbator olan bir hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencisi olmadığı konusunda garantiniz var mı? Ne yani o profili kuran kişinin Ankara 15. Ticaret Mahkemesi Hakimi ya da Cumhuriyet savcısı olduğunu falan mı sanıyorlar?? O veletin kafasının sizinkinden daha iyi çalıştığına düşünmeden kefil olabilirim..
Hep beraber o profil üzerinde saatlerce doktrin tartışıp yeni bir içtihat hazırlanması konusunda Yargıtay'a baskı falan yaparsınız artık.. :D
Ama gel gör ki ''Avukatlar topluluğu'' ya da ''hukukçular ortamı'' ya da ''hukukçu cevdet'' gibi, hiç bir getirisi olmayan, tamamen insanların profillerine girme amacıyla kurulmuş sahte profilleri arkadaş listelerine ekleyip, yüzlerini bile görmedikleri insanların özel hayatlarını izlemelerine izin verirler...Bu risk niyedir ki?
Halbuki bir çok avukat bayan arkadaşım, kendilerini tanımadıkları bir şahıs eklediklerinde otomatik olarak (doğal olarak) ignore ediyorlar. Tanımadıkları insanlar kendilerini ekledikleri zaman onları abazanlıkla...vb suçlayabiliyorlar.
Ancak ''Stajyer Avukat Nusrettin Hukuku Çok Seviyor'' isimli bir salak ve amaçsız bir profil kurulup, profil resmi olarak aptal bir tokmak ya da Themis (elinde tartı olan hukukçu heykel ablamız) resmi koyulduğunda nedense bir çok hukukçu arkadaşlarım düşünmeden o profili ekliyorlar. O profil sahibinin 19 yaşında sivilceli-masturbator olan bir hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencisi olmadığı konusunda garantiniz var mı? Ne yani o profili kuran kişinin Ankara 15. Ticaret Mahkemesi Hakimi ya da Cumhuriyet savcısı olduğunu falan mı sanıyorlar?? O veletin kafasının sizinkinden daha iyi çalıştığına düşünmeden kefil olabilirim..
Hep beraber o profil üzerinde saatlerce doktrin tartışıp yeni bir içtihat hazırlanması konusunda Yargıtay'a baskı falan yaparsınız artık.. :D
Abazan Etkisi (Kışın Orhan - Yazın Riçırt olmak)
En Orhan Gencebay'ımızın bile bilinçatlının bir köşesinde 24 saat sevişmeye hazır sinirli bir Richard Gere duruyor ve onu zincirlemek için geçerli sebeplerimiz var.
(Bknz. Allah.. Ahlak.. Baba-anne.. İnsanlar ne der..vb)
Tabi bu hepimizde üst-alt benlik çatışması yaratmakta ve aslında asıl olmak istediğimiz Richard (bundan sonra direk riçırt yazcam daha rahat oluyor) ile olmamız gereken Orhan arasında gidip geliyoruz sürekli. Tabi bir etken vardır kiiiii, gerçekleştiği an Orhan'ı Orhan'dan alan, canına can katan andır..
Aşırı sıcaklar ve aşırı soğuklar..
Evet bildiğiniz mevsim değişikliği yüzünden gençler.. Er kişiyi azdıran - hatun kişiyi coşturan o sıcaklar/soğuklar..
Mayıs-ağustos arası ne bakire meryemler telef oldu bar-club köşelerinde. Facebook ne iltifatlara - ne asılışlara şahit oldu bu aylar.. Sıcakların hormonlar üzerindeki afrodizyak etkisi sebebiyle, nereye saldıracağını bilemeyen, 745 tane erkeğe aynı anda duygusal anlamda şans verip ''ya en kötü ihtimal egolarını tatmin eden'' arkadaşlarımızın bu davranış bozukluğunun altında yatan şey hormon dengesizliği oldu hep.. Ben buna Abazan Etkisi diyorum. Ne sarışınlar telef oldu bu yolda.. Ne Latinolar kapıldı Kamiller tarafından..
Ancaaaak sıcaklar bitti, sonbahara giriyoruz.. Riçırtlar Orhan'a dönüşme vaktidir... Sunullah ile chat yaparken Rıdvanın profilinden çıkmayan ancak aslında Fahriye aşık olmasına rağmen Necmi ile 3-4 gündür takılan ama aslında kalbi başından beri Nafiz'de olan kız arkadaşlarımız durulcak şöle bi silkelencekler..
Yanlız olduklarını kabul edecekler!
Bu şekilde bi skim elde edemeyeceklerinin bi farkında olacaklar! ve işten eve-evden işe rutinine tekrar dönebilecekler. Arkadaşlarıyla kahve içerek mutlu olmayı ve aslında hayatta mutlu olabilmek için adamın tekinin onu yatağa atmak amacıyla söylediği duygusal saçmalıklardan daha da fazlasına ihtiyaç olduğunu görebilecekler ve hatta babanneleriyle telefonda konuşmamın bile aslında ''ben yaşıyorum'' demek için yeterli olabileceğini görecekler.
Hoş geldin Sonbahar!!! Mevsimlerin en aklı başında olanı..
Aralık ayındaki abazan etkisinde görüşmek dileğiyle... :D
(Bknz. Allah.. Ahlak.. Baba-anne.. İnsanlar ne der..vb)
Tabi bu hepimizde üst-alt benlik çatışması yaratmakta ve aslında asıl olmak istediğimiz Richard (bundan sonra direk riçırt yazcam daha rahat oluyor) ile olmamız gereken Orhan arasında gidip geliyoruz sürekli. Tabi bir etken vardır kiiiii, gerçekleştiği an Orhan'ı Orhan'dan alan, canına can katan andır..
Aşırı sıcaklar ve aşırı soğuklar..
Evet bildiğiniz mevsim değişikliği yüzünden gençler.. Er kişiyi azdıran - hatun kişiyi coşturan o sıcaklar/soğuklar..
Mayıs-ağustos arası ne bakire meryemler telef oldu bar-club köşelerinde. Facebook ne iltifatlara - ne asılışlara şahit oldu bu aylar.. Sıcakların hormonlar üzerindeki afrodizyak etkisi sebebiyle, nereye saldıracağını bilemeyen, 745 tane erkeğe aynı anda duygusal anlamda şans verip ''ya en kötü ihtimal egolarını tatmin eden'' arkadaşlarımızın bu davranış bozukluğunun altında yatan şey hormon dengesizliği oldu hep.. Ben buna Abazan Etkisi diyorum. Ne sarışınlar telef oldu bu yolda.. Ne Latinolar kapıldı Kamiller tarafından..
Ancaaaak sıcaklar bitti, sonbahara giriyoruz.. Riçırtlar Orhan'a dönüşme vaktidir... Sunullah ile chat yaparken Rıdvanın profilinden çıkmayan ancak aslında Fahriye aşık olmasına rağmen Necmi ile 3-4 gündür takılan ama aslında kalbi başından beri Nafiz'de olan kız arkadaşlarımız durulcak şöle bi silkelencekler..
Yanlız olduklarını kabul edecekler!
Bu şekilde bi skim elde edemeyeceklerinin bi farkında olacaklar! ve işten eve-evden işe rutinine tekrar dönebilecekler. Arkadaşlarıyla kahve içerek mutlu olmayı ve aslında hayatta mutlu olabilmek için adamın tekinin onu yatağa atmak amacıyla söylediği duygusal saçmalıklardan daha da fazlasına ihtiyaç olduğunu görebilecekler ve hatta babanneleriyle telefonda konuşmamın bile aslında ''ben yaşıyorum'' demek için yeterli olabileceğini görecekler.
Hoş geldin Sonbahar!!! Mevsimlerin en aklı başında olanı..
Aralık ayındaki abazan etkisinde görüşmek dileğiyle... :D
Şair Olmanın Temel Püf Noktaları (Mualla sen yeter ki şiir yazma...)
Şair olmak çok kolay artık.. Herkes uydursun g.tünden mesela ''Gecelerdi bizi ağlamaklı yapan.. Sanki içilen çayın her damlası, yüreğimize yapılan birer yolculuktu kor gecelerde.. Sensizlik; kimsesizlikti.. Necdetsizlik ise Cevdetsizlikti...'' gibi mesela.
Şimdi ben düzenli olarak her gün böle saçmalıklar yazsam ve cool triplerinde takılsam bi sürü kişi ''çocuk yazıyo hacı... Kederli adam..'' derdi.. E sende yaz!!! Kederli olmak mıydı acaba sorun, yoksa götünden uydurmakmıydı tükenmez kalemin çığlıklarında.... YAZMA BÖLE ŞEYLER MUALLA!.. Özdemir Asaf olmak sana mı kaldı ulan?
Cezmi Ersöz'ümsü olmanın püf noktaları
1) ''-dı'' takılı cümleler kurmak
Kuracağınız cümleler şimdiki zamanı yansıtıyorsa başarılı bir şair değilsiniz bir kere... Özellikle terkedilmek üzerine şiirler yazacaksanız ''-di''li geçmiş zamanlı devrik cümleler kurmak zorundasınız. Mesela:
önerme= ''Kanka geçen gece oturuyoz bizim hatun tutturdu eve gidicem diye.. Git dedim ne diyim aq bende mal mal maç izledim sonra...'' yerine,
cevap = ''Anneye gitmek, bazı geceler apansız futbol maçlarına terketmekti yürekleri.. Git demekti.. İstemeden atılan her gole.. dur diyememekti..'' gibi..
2) ''Abartılı ve uzun tasvirli cümleler''
Bu tarzın modası her ne kadar geçmiş olsa da, çoğu zaman karşılaşılabilmesi mümkündür..
önerme= ''İçeri bir kadın girdi ve merhaba dedi''
cevap = İçeriye girmesiyle beraber dondu tanrıların yürekleri.. İpeksi tenine akarsular gibi uzanan siyah saçlarının arasından cennete doğan bir güneş gibi gülümserken, tek bir şey söyledi.. MERHABA...'' Bunları yapma Mualla.. Tanrının yürekleri falan donmadı, o tamamen senin abazalığın..
Bırak şair şairliğini yapsın.. Küçük İskender bırak yazsın.. Jordan basketbol oynasın.. Fedor kafeste dövüşsün..
Bunların yanı sıra;
3) Ayakkabı Fırçası Bıyık - Ağır Solcu olmak (12 eylül tayfası tercihimizdir)
Şair olarak insanların kalbinde yer edinmenin diğer bir şartı da, kendi ayakkabınızı fırçalayabilecek kadar iri ve çirkin bir bıyığınızın olmasıdır. Bıyık ne kadar sigaradan sararmış ve yüzünüzde orantısız duruyorsa, o kadar aşıksınızdır-ermişsinizdir. Bu tür bir bıyık bırakmanın bedeli ise ''istanbul'' ya da ''Ankara'' hakkında bir kaç kelime de olsa bir şeyler söylemektir.
önerme = İstanbul'u seviyorum ya. Denizi yeter bi kere hayat zor da olsa hacı.
Cevap = Yarim İstanbul.. Deniz gözlerindir son sözü söyleyen yüreklere.. Ortasında çırpınan küreklere..
4) Ergenlere Hitap eden Ukala - Homo - Cigaratör olmak
Cılız - kenevir bağımlısı - rock müzik -alt kültür bağımlısı iseniz ve gençliğinizde fakirseniz ve hala yazar olmadıysanız, kendiniz dur deyin! Aklınızı başınıza alın! ve hemen elinize bir kağıt kalem alın.. Çünkü cinsel içerikli, ergenlerin u melankolik beyinlerinde ''acaba bende mi vurdursam la?'' şeklinde fikirler oluşturmanız için henüz geç değil.
5) Toplumsal Hadiseleri ve İnsanların Duygusal Hatalarını Eleştirmek
Toplumun ideal olanı bir türlü beceremediğini ve hatalar yaptığını belirtmeliyiz dostlar birde. Bunu yaparken çok ukala ve açık sözlü olmanız şarttır.
önerme = la facebookta takılmaktan ayşeden soğudum olm ne zamandır aramıyorum kızı
cevap = Olmayan için feda etmedik mi yıllarca yürekleri? Hepiniz koltuğunda kolasıyla beraber cipsini yiyerek ömür dolduran zavallılarsınız ve gerçek aşk az önce yanınızdan geçti. Görmediniz mi? Peki kaçınız dışarı çıkıp Mücahit teyzeye merhaba dedi bu gün.... bik bik bik
(Gemi yolculuğu öncesi can sıkıntısından yazı yazan ve geç kalma korkusuyla tamamlayamayan genç....)
Şimdi ben düzenli olarak her gün böle saçmalıklar yazsam ve cool triplerinde takılsam bi sürü kişi ''çocuk yazıyo hacı... Kederli adam..'' derdi.. E sende yaz!!! Kederli olmak mıydı acaba sorun, yoksa götünden uydurmakmıydı tükenmez kalemin çığlıklarında.... YAZMA BÖLE ŞEYLER MUALLA!.. Özdemir Asaf olmak sana mı kaldı ulan?
Cezmi Ersöz'ümsü olmanın püf noktaları
1) ''-dı'' takılı cümleler kurmak
Kuracağınız cümleler şimdiki zamanı yansıtıyorsa başarılı bir şair değilsiniz bir kere... Özellikle terkedilmek üzerine şiirler yazacaksanız ''-di''li geçmiş zamanlı devrik cümleler kurmak zorundasınız. Mesela:
önerme= ''Kanka geçen gece oturuyoz bizim hatun tutturdu eve gidicem diye.. Git dedim ne diyim aq bende mal mal maç izledim sonra...'' yerine,
cevap = ''Anneye gitmek, bazı geceler apansız futbol maçlarına terketmekti yürekleri.. Git demekti.. İstemeden atılan her gole.. dur diyememekti..'' gibi..
2) ''Abartılı ve uzun tasvirli cümleler''
Bu tarzın modası her ne kadar geçmiş olsa da, çoğu zaman karşılaşılabilmesi mümkündür..
önerme= ''İçeri bir kadın girdi ve merhaba dedi''
cevap = İçeriye girmesiyle beraber dondu tanrıların yürekleri.. İpeksi tenine akarsular gibi uzanan siyah saçlarının arasından cennete doğan bir güneş gibi gülümserken, tek bir şey söyledi.. MERHABA...'' Bunları yapma Mualla.. Tanrının yürekleri falan donmadı, o tamamen senin abazalığın..
Bırak şair şairliğini yapsın.. Küçük İskender bırak yazsın.. Jordan basketbol oynasın.. Fedor kafeste dövüşsün..
Bunların yanı sıra;
3) Ayakkabı Fırçası Bıyık - Ağır Solcu olmak (12 eylül tayfası tercihimizdir)
Şair olarak insanların kalbinde yer edinmenin diğer bir şartı da, kendi ayakkabınızı fırçalayabilecek kadar iri ve çirkin bir bıyığınızın olmasıdır. Bıyık ne kadar sigaradan sararmış ve yüzünüzde orantısız duruyorsa, o kadar aşıksınızdır-ermişsinizdir. Bu tür bir bıyık bırakmanın bedeli ise ''istanbul'' ya da ''Ankara'' hakkında bir kaç kelime de olsa bir şeyler söylemektir.
önerme = İstanbul'u seviyorum ya. Denizi yeter bi kere hayat zor da olsa hacı.
Cevap = Yarim İstanbul.. Deniz gözlerindir son sözü söyleyen yüreklere.. Ortasında çırpınan küreklere..
4) Ergenlere Hitap eden Ukala - Homo - Cigaratör olmak
Cılız - kenevir bağımlısı - rock müzik -alt kültür bağımlısı iseniz ve gençliğinizde fakirseniz ve hala yazar olmadıysanız, kendiniz dur deyin! Aklınızı başınıza alın! ve hemen elinize bir kağıt kalem alın.. Çünkü cinsel içerikli, ergenlerin u melankolik beyinlerinde ''acaba bende mi vurdursam la?'' şeklinde fikirler oluşturmanız için henüz geç değil.
5) Toplumsal Hadiseleri ve İnsanların Duygusal Hatalarını Eleştirmek
Toplumun ideal olanı bir türlü beceremediğini ve hatalar yaptığını belirtmeliyiz dostlar birde. Bunu yaparken çok ukala ve açık sözlü olmanız şarttır.
önerme = la facebookta takılmaktan ayşeden soğudum olm ne zamandır aramıyorum kızı
cevap = Olmayan için feda etmedik mi yıllarca yürekleri? Hepiniz koltuğunda kolasıyla beraber cipsini yiyerek ömür dolduran zavallılarsınız ve gerçek aşk az önce yanınızdan geçti. Görmediniz mi? Peki kaçınız dışarı çıkıp Mücahit teyzeye merhaba dedi bu gün.... bik bik bik
(Gemi yolculuğu öncesi can sıkıntısından yazı yazan ve geç kalma korkusuyla tamamlayamayan genç....)
Sexy resim çekilmek istersen LÖLÖK DUDAK Hastalığına yakalanan Zevce Nur..
Fotoğraflarda dudaklarını kasarak ve gözlerini kısarak sexy olmaya çalışan Zevce Nur, önceki akşam fotoğraf çekilirken dudağına giren kramp sonucu ağzını bir daha açamamış ve oracıkta feci şekilde can vermiştir.
Zevce Nur'un tuafiyeci babası Hulki İmren ''Valla banyoya elinde telefon ile girdi. Biz de banyo yapacak sandık meğer fotoğraf çekiliyormuş'' şeklinde açıklama yaparken, Zevce Nur'un arkadaşları Basri ve Numan ''herkes okulda tualete sıçmaya girerken o resim çekilmeye girerdi. Günde 7079 kere farklı açılardan kendi resmini çeker ve derhal faceye yüklerdi a.q karısı. Olacağı buydu... Ulan resimlerin hepsi de aşağı yukarı aynıydı.. Birinde farklı poz vermez mi insan??? Hepsinde üst dudak ördek gibi kasılıyordu ve gözler kısılıyordu. Resimler hep ya çok yakından ya da çok uzaktan çekiliyordu. Çok severdik. Çok çalışkan bir kızdı. Bize hep iyi şeyler anlatırdı'' (burası kamu düzenini bozmamak için) şeklinde ifade verdi..
İfadeyi verdiği sırada tuafiyeci babası da oradaydı. (Bu arada tuafiye'nin ne olduğunu 21 yaşında öğrendim ben.. Çocukken hep yolda görürdüm ve ne olduğunu kimselere soramazdım.. Tuafiye ne aq?? Neyse..)
Tıp literatüründe ''LÖLÖK DUDAK'' olarak geçen hastalığın ergen kız hastalığı olduğu ve facebook'tan ''beyenme'' yoluyla geçtiğini düşünen uzmanlar, anne babaları uyarıyor.
--- LÖLÖK DUDAK HASTALIĞI BELİRTİLERİ ----
1) Kızınızın facebookta 3847653 tane resmi varsa.
2) Kızınızın bu resimlerinin %99'u birbirine benziyorsa
3) Kızınız facebookta birine comment yazarken ''pufff.. eneee... yaawwss... ihihiih... piki tamam..'' gibi embesilce konuşma tarzları kullanıyorsa.
4) Kızınız facebook iletilerine arabesk sözler yazıyor ve bunu yaparken büyük-küçük harf kullanıyorsa (en sevdiğim)
Ör= ''A$K YaNgInA KüReK iLe GitMeKsE, SeN YaNgIn Ol BeN KüReK'' gibi..
Derhal evinize en yakında bulunan LTM'ye (Lölök Tedavi Merkezleri) başvurmaları gerekmektedir.
Zevce Nur'un tuafiyeci babası Hulki İmren ''Valla banyoya elinde telefon ile girdi. Biz de banyo yapacak sandık meğer fotoğraf çekiliyormuş'' şeklinde açıklama yaparken, Zevce Nur'un arkadaşları Basri ve Numan ''herkes okulda tualete sıçmaya girerken o resim çekilmeye girerdi. Günde 7079 kere farklı açılardan kendi resmini çeker ve derhal faceye yüklerdi a.q karısı. Olacağı buydu... Ulan resimlerin hepsi de aşağı yukarı aynıydı.. Birinde farklı poz vermez mi insan??? Hepsinde üst dudak ördek gibi kasılıyordu ve gözler kısılıyordu. Resimler hep ya çok yakından ya da çok uzaktan çekiliyordu. Çok severdik. Çok çalışkan bir kızdı. Bize hep iyi şeyler anlatırdı'' (burası kamu düzenini bozmamak için) şeklinde ifade verdi..
İfadeyi verdiği sırada tuafiyeci babası da oradaydı. (Bu arada tuafiye'nin ne olduğunu 21 yaşında öğrendim ben.. Çocukken hep yolda görürdüm ve ne olduğunu kimselere soramazdım.. Tuafiye ne aq?? Neyse..)
Tıp literatüründe ''LÖLÖK DUDAK'' olarak geçen hastalığın ergen kız hastalığı olduğu ve facebook'tan ''beyenme'' yoluyla geçtiğini düşünen uzmanlar, anne babaları uyarıyor.
--- LÖLÖK DUDAK HASTALIĞI BELİRTİLERİ ----
1) Kızınızın facebookta 3847653 tane resmi varsa.
2) Kızınızın bu resimlerinin %99'u birbirine benziyorsa
3) Kızınız facebookta birine comment yazarken ''pufff.. eneee... yaawwss... ihihiih... piki tamam..'' gibi embesilce konuşma tarzları kullanıyorsa.
4) Kızınız facebook iletilerine arabesk sözler yazıyor ve bunu yaparken büyük-küçük harf kullanıyorsa (en sevdiğim)
Ör= ''A$K YaNgInA KüReK iLe GitMeKsE, SeN YaNgIn Ol BeN KüReK'' gibi..
Derhal evinize en yakında bulunan LTM'ye (Lölök Tedavi Merkezleri) başvurmaları gerekmektedir.
Tarihte Kadınlar Nasıl Verdi??
Tarihte Dünden Bu Güne ''Vermek''
1960 Doğumlular : İlk Aşık olur.. Sonra buluşur.. Sonra evlenir.. Sonra verir...
1970 Doğumlular : İlk Buluşur.. Sonra aşık olur.. Sonra evlenir.. Sonra verir..
1980-85 Doğumlular : İlk Buluşur.. Sonra verir.. Sonra aşık olur.. Sonra evlenir..
1985-90 Doğumlular : İlk Facebook'a ekler.. Sonra Msn'ye ekler.. Sonra orada uzuuuun uzun dertleşir - duygusallaşır - saçmalar Sonra Buluşur.. Sonra verir.. Evlilik mi? vat dı fak iz deet??
1960 Doğumlular : İlk Aşık olur.. Sonra buluşur.. Sonra evlenir.. Sonra verir...
1970 Doğumlular : İlk Buluşur.. Sonra aşık olur.. Sonra evlenir.. Sonra verir..
1980-85 Doğumlular : İlk Buluşur.. Sonra verir.. Sonra aşık olur.. Sonra evlenir..
1985-90 Doğumlular : İlk Facebook'a ekler.. Sonra Msn'ye ekler.. Sonra orada uzuuuun uzun dertleşir - duygusallaşır - saçmalar Sonra Buluşur.. Sonra verir.. Evlilik mi? vat dı fak iz deet??
Genç Evli Erkekler
Genç-evli erkekler tertemiz kıyafetleri ve kötülükten arınmış sosyal olmak isteyen ama eskisi kadar olamayacağının farkında olan bakışları ve yanındaki eskisi kadar güzel olmayan eşi ile huzur dolu - yorgun şekilde bakarlar gözlerimize..
Şapşal bir mutluluk vardır suratlarında. ''Merhaba..'' der gözleri..
Genç-evli erkeğin anlattığı olay asla heyecan verici - şaşırtıcı olmaz mesela; ''Abi tam o sırada direksiyonu bir kırdım! Ayşe korktu tabi o an!...vb'' (ayşe karısı) Bu böyle heyecanla anlatırken ''KES LAN EVLİ!! SEN EVLİSİN, ADRENALİN YASAK SANA!'' diye sözünü kesesim gelir.
Her Genç-evli erkeğin yüzünde bir tatmin olmuşluk, hayata tutunmuşluk..vb olayınız ne olm sizin? Hemen kilo almalar , boş boş sırıtmalar falan..
Genç-evli erkeklerin özellikleri;
1) 4 bekar - 1 evli erkek aralarında bir konu hakkında tartışırken, son sözü her zaman evli erkek söyler.. (Beyler Rıza haklı.. Adam evli lan tabi o bilecek aq :S)
2) Kötü espiri yapmak
3) Olayları çok detaylı anlatmak
4) Borç istenecek ilk kişidir. Çekinerek verir, dilenerek alır...
5) Temiz çorap, çirkin kilot, yeni ev takımı.
6) Annesinin evinden daha kirli ev
7) Yeni alınmış, bekarken asla giyilmeyen pijama takımları
Şapşal bir mutluluk vardır suratlarında. ''Merhaba..'' der gözleri..
Genç-evli erkeğin anlattığı olay asla heyecan verici - şaşırtıcı olmaz mesela; ''Abi tam o sırada direksiyonu bir kırdım! Ayşe korktu tabi o an!...vb'' (ayşe karısı) Bu böyle heyecanla anlatırken ''KES LAN EVLİ!! SEN EVLİSİN, ADRENALİN YASAK SANA!'' diye sözünü kesesim gelir.
Her Genç-evli erkeğin yüzünde bir tatmin olmuşluk, hayata tutunmuşluk..vb olayınız ne olm sizin? Hemen kilo almalar , boş boş sırıtmalar falan..
Genç-evli erkeklerin özellikleri;
1) 4 bekar - 1 evli erkek aralarında bir konu hakkında tartışırken, son sözü her zaman evli erkek söyler.. (Beyler Rıza haklı.. Adam evli lan tabi o bilecek aq :S)
2) Kötü espiri yapmak
3) Olayları çok detaylı anlatmak
4) Borç istenecek ilk kişidir. Çekinerek verir, dilenerek alır...
5) Temiz çorap, çirkin kilot, yeni ev takımı.
6) Annesinin evinden daha kirli ev
7) Yeni alınmış, bekarken asla giyilmeyen pijama takımları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





